Ümit Doğan
Ümit Doğan

@tsumut71

16 تغريدة 2 قراءة Jan 10, 2025
MESNEVİDEKİ MÜSTEHCEN HİKAYALER (FLOOD)
"Mesnevi'yi okudum, böyle hikayeler yok" diyenler oluyor. Arkadaşlar sizin okuduğunuz tam metin değildir. Sansürlüdür. Bu hikayeler Mesnevi'de var.
1⃣- Şimdi Mesnevi'nin hangi cildinde hangi müstehcen hikayelerin olduğundan bahsedelim.
2⃣- KABAK HİKAYESİ
Mesnevi'de yer alan müstehcen hikayelerin en meşhurudur. Kadın kölesinin eşekle cinsel ilişkiye girmesini kıskanıp kendisi de eşekle cinsel ilişkiye giren ve bunun sonucunda ölen kadının hikayesidir. Nefsin insanı nasıl kötü hallere düşürdüğünü anlatır.
3⃣- Cuha’nın Çarşaf Giyip Kadınlar Kılığında Camiye Girmesi
Mevlana burada Cuha dediği kişinin ahlaksızlıklarından ve kadın kılığına girdiğinden bahseder. Mikail Bayram'a göre burada eleştirdiği kişi Ahi Evran Nasreddin Hoca'dır.
(Mesnevî, Çev. Veled İzbudak, Cilt 5, s. 272-273)
4⃣- Oğlanın İri Yarı Eşcinsel Adamdan Korkması
Bir iri adam bir oğlanı ele geçirdi. Bu adam bana kast eder diye çocuğun yüzü sarardı. Adam dedi ki “Güzelim, emin ol. Sen benim üstüme bineceksin. Ben korkunç görünsem de aldırış etme, bil ki ben bir ibneyim. Deveye biner gibi bin üstüme, sür.”
İnsanların suretleriyle mânaları da işte böyledir. Dışardan adam görünürler, içerden melûn Şeytan! Ey adı gibi ip iri adam, sen rüzgarın tesiriyle dalın vurduğu davula benziyorsun.
(Mesnevî, Çev. Veled İzbudak, CİLT 2, s. 242.)
5⃣- Adamın Birinin Oğlana Kötülükte Bulunması
Bir oğlancı, evine bir oğlan götürdü. Onu baş aşağı edip düzmeye koyuldu. Bu sırada o melun çocuğun belinde bir hançer gördü. Dedi ki: “Belindeki ne?” Oğlan, “Kötü düşünceli biri hakkımda kötü bir düşünceye kapılırsa bununla karnını deşeceğim” diye cevap verdi. Oğlancı, “Tanrı’ya hamdolsun.”dedi, “İyi ki ben sana bir hile yapıp kötü bir düşünceye kapılmadım.”
6⃣- Oynaşıyla Kocasının Gözü Önünde Buluşan Kadın
Bir kadın oynaşı ile aptal kocasının gözü önünde sevişip buluşmak istiyordu. Kocasına “A iyi talihli kişi, ağaca çıkıp meyve toplamak istiyorum.” dedi. Ağaca çıkınca kocasına baktı ağlamaya başladı. Dedi ki: “A merdut ahlâksız. Üstündeki lûti kim? Karı gibi onun altına yatmışsın. Meğerse sen ne ibneymişsin!”
Kocası “Senin başın döndü galiba. Çünkü burada benden başka kimse yok!” dedi. Kadın, “O üstüne binen kalpaklı herif kim, söyle hele!” diye birkaç kere daha sordu, söylendi. Adam kadına “Ağaçtan in, başın döndü,adam akıllı bunadın sen.” dedi. Kadın, ağaçtan indi; kocası ağaca çıktı. Kadın da oynaşını göğsüne çekti. Kocası bağırdı: “A orospu maymun gibi üstüne çıkan o adam kim?” Kadın “Burada benden başka kimse yok ki.” dedi. “Kendine gel, senin başın döndü galiba, saçmalama!”
Adam, bu sözü birkaç kere söylediyse de kadın, “Bu armut ağacından olacak! Ben de armut ağacının üstündeyken öyle şeyler gördüm be hey kaltaban! Aşağıya inde bak. Benden başka kimse yok, bütün bu hayaller armut ağacından!”
7⃣- Zahidin Kıskanç Karısı
Kadın halâyıkcağızı perişan, şaşkın ve somurtkan, kocasını da namazda görünce bu halden şüphelendi. Derhal kocasının eteğini kaldırdı. Bir de ne görsün? Aleti ve hâyâları meni içinde. Aletinden arta kalan meni damlamada, baldırı dizi pislik içinde. Başına vurdu da dedi ki: “A adi herif, namaz kılan adamın hayaları böyle mi olur? Şu alet, bu çeşit pislik içinde bulunan but ve kasık, Tanrıyı anmaya ve namaza layık mıdır?
(Mesnevî, Çev. Veled İzbudak, CİLT 5, s. 178-181.)
8⃣- Babasından Kızına “Kocandan Gebe Kalma!” Tavsiyesi
Babası dedi ki: “A kızım, ben sana onun yanına gitme demedim. Yalnız menisinden kendini koru dedim. Tam zevk anında onun beli gelirken kendini çekmeliydin.” Kız, “Peki, beli ne vakit gelecek, ben ne bileyim? Bu, pek gizli bir şey, anlaşılmaz ki.” dedi. Babası, “Gözleri süzüldü mü anla ki beli geliyor.” deyince, Kız dedi: “Onun gözü süzülünceye kadar benim bu iki gözüm de kör oluyor a baba!”
(Mesnevî, Çev. Veled İzbudak, CİLT 5, s. 302-304.)
9⃣- Karısını Bir Yabancıyla Yakalayan Sofi
Sofinin biri, bir gün eve geldi. Evin bir kapısı vardı, karısı da bir kunduracıyla içerdeydi. Kadın, nefsinin hilelerine uymuş, kunduracıya kul köle kesilmiş, odada adamla buluşmuştu. Sofi, kuşluk çağı kapıyı sıkıca döver dövmez ikisi de şaşırdılar. Ne bir hileye başvurmaya imkân vardı, ne kaçıp kurtulacak bir yol! Sofinin, o zamanda dükkânı bırakıp eve gelmesi hiç âdeti değildi. Karısından bir şeyler sezinlenmiş, şüpheye düşmüş, bu yüzden o gün mahsus vakitsiz gelmişti. Kadınınsa onun, hiçbir defa işini bırakıp o zamanda eve gelmeyeceğine itimadı vardı. Fakat nasılsa bu fikri doğru çıkmadı. Tanrı suçları örter. Örter ama cezasını da verir!
(Mesnevî, Çev. Veled İzbudak, CİLT 4, s. 13-18.)
🔟- Yanlışlıkla Misafirin Yatağına Giren Kadın
Karısıyla kararlaştırdıklarının aksine, konuk için serilen yatağa girdi, öbür yatakta da konuk yatıp uyudu. O gece şiddetli bir yağmur başladı. Bulutların çokluğu, hayret verecek bir derecedeydi.
Kadın gelince konuk öbür taraftadır, kapı yanında yatan kocamdır diye, Anadan doğma soyunup yorganın altına girdi, konuğu birkaç kere de istekle öptü.
(Mesnevî, Çev. Veled İzbudak, CİLT 5, s. 297-299.)
1⃣1⃣- Sarhoş Olan Âlim ve Cariye
O huriden doğmuş güzelin üstüne atıldı. Ateşi o pamuğa düştü. Can, cana ulaştı bedenler dürülüp bükülmeye başladı. İkisi de başları kesilmiş iki kuş gibi çırpınıyorlardı. Hocanın gönlünde ne şarap meclisi, ne padişah, ne aslan, ne hâyâ, ne din, ne ürkeklik, ne de can korkusu kaldı. Gözü kızdı, bir şey görmez oldu.
(Mesnevî, Çev. Veled İzbudak, CİLT 6, s. 310-314.)
1⃣2⃣- Efendisinin Kızına Âşık Olan Hintli Kölenin Gerdek Gecesinde Başına Gelenler
Ondan sonra gerdek gecesi bir oğlanı kadın kılığına soktular. Elini, bileğini gelinler gibi kınaladılar. Âdeta ona tavuk gösterip horoz verdiler. Başını bağladılar, gelinler gibi elbiseler giydirdiler, gürbüz oğlanı kadın kıyafetine sokup koyverdiler. Efendi halvet zamanı derhal mumu üfledi. Hintli köle öyle güçlü kuvvetli bir oğlanla yalnız kaldı. Oğlan, köleye saldırınca Hintlicik, feryada başladı ama dışarıdaki def gürültüsünden sesini kimse duymuyordu ki. Def çalması, el çırpması, kadın ve erkeğin naraları, onun sesini boğuyordu. Oğlan, sabaha kadar o Hintli köleceğizi berbat edip durdu. Köle, âdeta köpeğin önündeki un torbasına döndü. Sabahleyin tas ve büyük bir bohça getirdiler. Ferec damatlar gibi güvey hamamına gitti. Gitti ama bitkin bir haldeydi. Ardı, külhancıların yırtık peştamalına dönmüştü.
(Mesnevî, Çev. Veled İzbudak, CİLT 6, s. 23-28.)
1⃣3⃣- Derviş’in Bakışından Etkilenip İhtilam Olan Şemseddin-i Mardinî
Mesnevi'den sonra en önemli Mevlevi kaynaklardan kabul edilen Ariflerin Menkıbelerinden müstehcen hikayelerle devam edelim.
Bir gün Mevlâna hazretleri kendi medresesinde: (…) “Bizim bu Şemseddin’e bir gün Tanrı erlerinden biri bir nazar atmıştı. O mübarek nazardan beri Şemseddin dünyanın eşi benzeri olmayan bir velisi oldu.” buyurdu. Dostlar bu hayırlı haberi Şemseddin’e ulaştırıp: “Mevlânâ hazretleri bugün medresede bu kadar büyükler arasında sizin hakkınızda böyle bir şahadette bulundu.” dedikleri vakit, Mevlânâ Şemseddin (Mardinî) baş koyup sevindi ve: “Mevlânâ’nın buyurduğu gibidir.” deyip şu hikâyeyi anlattı: “Buluğa ermiştim. Bir gün Halep şehrinde medresede öğrenim yapıyordum. Hidaye’yi tekrarlamaya çalışıyordum. Birdenbire bir dervişin kapıdan girip benden su istediğini gördüm. Hemen kalktım, su testisini dervişe verdim ve bendeki bir miktar yemeği de gönlü yaralı olan bu dervişin önüne koydum. Benim bu yerinde hareketimden dervişin memnun olduğunu ve üzerime garip bir nazar attığını gördüm. Onun bu tatlı nazarından o kadar zevk duydum ki, ihtilam oldum ve ben o hoşluk içerisinde kendimi toplayıncaya kadar dervişin gidip kaybolduğunu gördüm. O nazarın lezzeti hala benim ruhumda duruyor. Fakat Mevlana hazretlerine ulaştığım vakit, bu büyüklüğü gördüm ve onun inayet nazarına nail oldum. O evvelki nazarın tatlılığını, Mevlana'nın bu inayeti karşısında deryadaki bir damladan daha az gördüm ve onu, yüce nur karşısında bir zerreden daha az buldum.”
(Eflaki, Ariflerin Menkıbeleri, CİLT 1, s. 374-375. )
1⃣4⃣- Şeyh Ali Hariri ve Halifenin Karısı
Fakat şeyhin yüzünü görür görmez o da tam bir samimiyetle, şeyhe teveccüh gösterdi. Halifenin karısı da onu görmek istedi. Şeyhi eve davet ettiler. Hatun ilerleyip şeyhin ayaklarına kapandı ve elini öpmek istedi. Şeyh tenasül aletini kaldırarak kadının eline verdi ve: “Senin istediğin o değil, budur.” dedi ve sema’a başladı. Bunun üzerine halifenin itikadı bir iken bin oldu.
(Eflaki, Ariflerin Menkıbeleri, CİLT 2, s. 94-95.)
1⃣5⃣- Cennette Kadınlara Verilecek Minare Büyüklüğündeki Tenasül Aleti
Kadın yine (cennette) “Başka ne olacak?” diye sordu. Çelebi: “Huld-i Berin’de bulunan son nimet, kudretten yaratılmış minare boyunca tenasül aletleri olacak ve bunlarla dul ve işve ile dolu olan fakir kadınlar tatmin edilecekler, ‘yanımızda da çoktular’ ayetinde buyurulan nimetle lezzet alacaklar ve rahat edecekler, bundan daha hoş bir iş ne olabilir?” buyurdu. Bunun üzerine o samimi kadın hemen baş koydu ve giydiği ne varsa guyendelere bağışlayıp sevinerek gitti.
(Eflaki, Ariflerin Menkıbeleri, CİLT 2, s. 318.)

جاري تحميل الاقتراحات...