Hasan Mert Kaya
Hasan Mert Kaya

@kayamerthasan_

20 تغريدة 4 قراءة May 18, 2024
Bir Kıtayı Çalan Katliam
19.Yüzyıl'da Amerikalı yerleşimcilere, kıtanın doğu kıyısından batı kıyısına kadar genişlemeyi hedef gösteren Manifest Destiny çağrısıyla katliamlar tekrar başladı.
İnanılır gibi değil ama Kızılderili nüfusu hızla 12 milyondan 237 bine geriledi.++
Yuki Kızılderilileri kapatıldıkları rezervasyon çiftliğinde zorlama ile çalıştırıldılar. Yukilere yalnızca kişi başına günde altı buğday başağı olarak açlık diyeti (starvation diet) uygulandı ve yetersiz beslenme ile hastalıklardan çok sayıda ölümler görüldü.
Kaliforniya'da kendini human (insan) olarak tanımlayan beyaz yerleşimciler Yukileri ''Subhuman'' (insan-altı, alt-insan, insanımsı, insan olmayan, insanla aynı kategoride bulunmayan, insandan daha aşağıda bulunan) olarak tanımlıyordu.
Yukiler, yerleşimcilerin akınları ve daha sonra topraklarının gasp edilip kadın ve çocukların kaçırılıp köleleştirilmesi; orantısız güç kullanılarak Kaliforniya valisinin kiraladığı milislerce topluca öldürülmesi ve rezervasyon alanına kapatılmasıyla tükendiler.
Yazar Pehr Kalm, Travels in North America adlı yazısında, ölmekte olan Kızılderili köylerinin cesetlerle dolduğunu ve bu cesetler ve henüz ölmemiş ama zayıflamış mağdurlar üzerinde ''kurtların şölen'' yaptığını yazar.
ABD Kızılderililere çiçek aşısı programını 1832'de başlattı.
ABD ordusundan Albay John M.Chivington komutasında 3.Colorado Süvari Alayı Kasım 1864 sabahı Çayenler ve Arapaholardan oluşan Sand Creek'teki Kızılderili kampına yerliler uykudayken saldırır ve çok sayıda silahsız Kızılderili adam, kadın ve çocuk öldürülür ya da sakat bırakılır.
Kolorado valisi John Evans ''Tüm düşman Kızılderilileri, bulundukları her yerde, ülkenin düşmanları olarak, öldür ve yok et!'' (Kill and destroy, as enemies of the country, wherever they may be found, all such hostile Indians) talimatını ABD Kongresi'nde vermişti.
Temsilciler Meclisi'nde (House of Representatives) 1865'te verilen bu talimatın ardından Kızılderililere karşı şiddet giderek arttı.
Kıtanın, toprakların gerçek sahipleri olan milyonlarca yerli bu şiddet politikasının yol açtığı girdaplarda can verdi.
Chivington'ın ABD Kongresi'nde dile getirdiği bir başka veciz(!) sözü de şuydu: ''Küçük - büyük hepsini öldür ve kafa derilerini yüz; bu sirkeler (bit yumurtaları) ve yavşaklar (bit yavrusu) büyür bit olur.'' (Kill and scalp all, little and big; that nits made lice)
Yeni Dünya'da silahla yapılan ilk soykırım 1492'den itibaren Karayip Adaları'nın barışçıl halkı Aravaklar'a yapıldı.
Ardından Küba, Haiti, Jamaica, Porto Rico, Antiller, Trinidat ve Bahama yerlileri kılıçtan geçirildi.
Tüm detaylar Bartolomé de las Casas'ın anılarında belgeli.
Buraların halkları öldürüldüğü gibi, toprakları sömürgeleştirildi.
Hayatta kalan kılıç artıkları köleleştirildi ve altın madenlerinde zorla çalıştırıldı.
Onların da büyük kısmı buradaki koşullar nedeniyle ölüp gitti. Çalıştıracak köle kalmayınca Afrika'dan köle getirildi.
Harvard Üni'den denizcilik tarihi uzmanı Amerikalı tarihçi Samuel Eliot Morison ''Kolomb tarafından başlatılan ve ardıllarınca devam ettirilen zulüm politikası tam bir soykırım ile sonuçlanmıştır'' der.
Günümüzde Latin Amerika'nın bu bölümünde safkan yerli kalmamış durumda.
Günümüzde birçok dilde kullanılan Kano (Canoa), Barbekü (Barbacoa), Hurricane (Huracan-Fırtına), Patates (Patata) hep yerli dillerinden gelen kelimeler. Kolomb tarafından kendi ülkelerinde kakao,tütün, pamuk ve altın elde etmek için köleleştirilen, öldürülen halkların kelimeleri.
16.yy boyunca İspanyol işgalciler yerli eşler(!) edindiler. Diğer taraftan yüz binlerce Kızılderili ve Afrikalı köle kadın tecavüze uğradı. Bu tecavüzlerin ve birlikteliklerin sonucu ‘’Mestizo’’ ve ‘’Mulatto’’ adlı karışım bir nüfus ortaya çıktı.
Porto Riko, Dominic ve Küba halkının büyük çoğunluğu böyle ortaya çıktı.
Öldürmeler, sürgünler, kültürel asimilasyon, kafa derisi yüzme yarışları ile geçen yüzyıllar boyunca koca bir kıta ve o kıtanın gerçek sahibi olan halklar, dilleri ve gelenekleriyle birlikte yok edildi.
Çocuklar okullarda rahibelerin sert elleri ile rahiplerin cinsel istismarına terk edildi.
Büyük bir kültürel asimilasyon ısrarla uygulandı. Soldaki adamla, sağdaki aynı kişi.
İnsanların ruhları böyle iğdiş edildi. Kimliksizleştirilip, asimile edildiler.
Bu fotoğrafta da soldaki çocuk ile sağdaki aynı çocuk...
Bugün bu insanların haklarını savunan güçlü organizasyonlar, uluslararası güçler vb olmadığı için konu yapanın yanına kâr kalmış görünüyor. Şimdilik...
Konu ile ilgili merak edenlere okuma önerilerim:
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bu bilgisel Kızılderili Katliamı ile ilgili yazdığım ilk bilgiselin devamıydı. İlkini okumak isteyenler burada ulaşabilir.
V'esselam
x.com

جاري تحميل الاقتراحات...