1- "Milli mücadelede Vahdettin'in rolü var mı?" diyenleriniz olacaktır. Elbette var. Vahdettin milli mücadeleki rolü, milli mücadeleyi durdurmak üzerineydi. Bunu aklı başında kimse inkar edemez. Birazdan belgelerle anlatağım. Dikkatle okuyun lütfen.
3- Buradaki amaç evlenecek çiftlere çeşitli kolaylıklar sağlayarak gençleri evlenmeye teşvik etmek, böylece daha fazla çocuk dün-yaya gelmesini sağlamaktı. Bu örnek Vahdettin’in Anadolu’nun sorunlarına ne kadar yabancı olduğunu gösteriyordu.
5- Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzalamaya giden heyet şartların çok ağır olduğunu görünce ümitsiliğe kapılıp durumu İstanbul'a bildirdiler. İmzalayıp imzalamama konusunda hükümetten görüş sordular. Hükümet ise konuyu Vahdettin'e sordu. Vahdettin'den ne cevap geldi dersiniz?
6- 29 Ekim 1918’te tarihli cevabî telgrafta Vahdettin, koşullar ne denli ağır olursa olsun anlaşmanın imzalanmasını istiyordu. Ona göre önemli olan İngiliz dostluğunun elde edilmesiydi. Ağır hükümler, daha sonra İngiliz dostluğu sayesinde hafifletilebilirdi.
7- Bu antlaşma sonucu İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti'ni işgal etmeye başladılar. Bunda sorumluluk kimin? Soruyorum sizlere? Neyse gelelim milli mücadelenin başlamasına...
8- "Atatürk'ü Samsun'a Vahdettin gönderdi" diyerek kelime oyunu yapıyorlar. Bunu duyanlar ne zannediyor? Vahdettin Atatürk'ü Samsun'a MİLLİ MÜCADELEYİ BAŞLATMASI için gönderdi zannediyorlar. Bu doğru değil. Neden doğru olmadığını açıklayalım.
11- Vahdettin, İstanbul'a dönmediği gibi Amasya Genelgesini yayınlayan Atatürk'ü görevden alıyor. Bunun üzerine Atatürk, vatan ve milleti parçalanma tehlikesinden kurtarmak için istifa ediyor. Bu saatten sonra VAHDETTİN'İN KATIKSIZ BİR MİLLİ MÜCADELE DÜŞMANI OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ.
12- 1920 yılı Nisan ayı içerisinde TBMM'yi açma hazırlığı içindeki Atatürk'ü durdurmak için her yolu deniyorlar. Atatürk'e tertiplenen alçak suikast girişimlerinden tutun, hükümetin gücünü kullanan beyannamelere, Padişah fermanına ve meşhur katl-i farzdır diyen fetvalara kadar..
13- MİLLİ MÜCADELENİN BAŞLAMASI DEĞİL DURDURULMASI HÜKÜMET POLİTİKASIYDI.
Osmanlı Devleti'nin resmî gazetesi diyebileceğimiz Takvim-i Vekâyi'de 11 Nisan 1920'de yayınlanan milli mücadele karşıtı üç emir vardı.
1- Vahdetin Hattı Hümayunu
2- Damat Ferit Beyannamesi
3- Fetva
Osmanlı Devleti'nin resmî gazetesi diyebileceğimiz Takvim-i Vekâyi'de 11 Nisan 1920'de yayınlanan milli mücadele karşıtı üç emir vardı.
1- Vahdetin Hattı Hümayunu
2- Damat Ferit Beyannamesi
3- Fetva
16- Damat Ferit Hükümeti’nin beyannamesini lütfen okuyun. Açıkça yazıyor. Bizim en büyük düşmanımız milli teşkilat denilen isyancılardır diye. İhanetin belgesidir bu. İngiliz, Yunan, Fransız demiyor dikkat edin. En büyük düşman, esas düşmana karşı savaşan Atatürk ve arkadaşları.
23- Dahası var. İngilizlerin finanse ettiği bir Halife Ordusu kuruluyor. Kuvayi İnzibatiye diye. Bu ordu Türklerden oluşuyor ve Atatürk'le arkadaşlarının üzerine sevk ediliyor. Kardeş kardeşi öldürüyor. İki tarafında Türk olduğunu görünce bazıları milli mücadeleye katılıyorlar.
27- Şimdi siyasi kaygılarınızı bir kenara bırakın. Elinizi vicdanınıza koyun. Buraya kadar okuduğunuz bilgi ve belgeler ortadayken Tunç Soyer ne yapsaydı? Vahdettin ve Damat Ferit'e teşekkür mü etseydi?
28- Buraya kadar dikkatle okuduğunuz için teşekkür ederim.
Siz de cüzi bir ücret karşılığında Patreon hesabıma üye olarak çalışmalarıma destek olabilirsiniz.
patreon.com
Siz de cüzi bir ücret karşılığında Patreon hesabıma üye olarak çalışmalarıma destek olabilirsiniz.
patreon.com
جاري تحميل الاقتراحات...