Ümit Doğan
Ümit Doğan

@tsumut71

29 تغريدة Apr 04, 2023
Tunç Soyer'in sözlerinin muhatabı Vahdettin ve Damat Ferit'ti. Peki Vahdettin veya Damat Ferit'in Milli Mücadele rolü neydi? Soyer'in "saraylarındaki saltanatı korumak için bütün milleti ateşe attılar" sözü yanlış mı? Soyer'e tepki gösterenler haklı mı?
BAŞLIYORUZ.⬇️⬇️⬇️
1- "Milli mücadelede Vahdettin'in rolü var mı?" diyenleriniz olacaktır. Elbette var. Vahdettin milli mücadeleki rolü, milli mücadeleyi durdurmak üzerineydi. Bunu aklı başında kimse inkar edemez. Birazdan belgelerle anlatağım. Dikkatle okuyun lütfen.
2- Tahta geçtiğinde devlet yönetmekten uzak olduğunu ispat eden icraatlar yapmaya başlayan Vahdettin, açlık, sefalet ve hastalık nedeniyle çocuk ölüm oranlarının artmasına çare olarak, her yılın 1 Mayıs’ını Anadolu’da düğün günü ilan etti. Ülke işgal altında iken yapıyor bunu.
3- Buradaki amaç evlenecek çiftlere çeşitli kolaylıklar sağlayarak gençleri evlenmeye teşvik etmek, böylece daha fazla çocuk dün-yaya gelmesini sağlamaktı. Bu örnek Vahdettin’in Anadolu’nun sorunlarına ne kadar yabancı olduğunu gösteriyordu.
4- Katıksız bir İngiliz hayranıydı. "İngiliz milletine karşı beslediğim sevgi ve hayranlık duygularımı, Kırım savaşında İngilizlerin müttefiki olan babam Sultan Abdülmecit'ten miras aldım…" diyordu. İşte belgesi:
5- Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzalamaya giden heyet şartların çok ağır olduğunu görünce ümitsiliğe kapılıp durumu İstanbul'a bildirdiler. İmzalayıp imzalamama konusunda hükümetten görüş sordular. Hükümet ise konuyu Vahdettin'e sordu. Vahdettin'den ne cevap geldi dersiniz?
6- 29 Ekim 1918’te tarihli cevabî telgrafta Vahdettin, koşullar ne denli ağır olursa olsun anlaşmanın imzalanmasını istiyordu. Ona göre önemli olan İngiliz dostluğunun elde edilmesiydi. Ağır hükümler, daha sonra İngiliz dostluğu sayesinde hafifletilebilirdi.
7- Bu antlaşma sonucu İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti'ni işgal etmeye başladılar. Bunda sorumluluk kimin? Soruyorum sizlere? Neyse gelelim milli mücadelenin başlamasına...
8- "Atatürk'ü Samsun'a Vahdettin gönderdi" diyerek kelime oyunu yapıyorlar. Bunu duyanlar ne zannediyor? Vahdettin Atatürk'ü Samsun'a MİLLİ MÜCADELEYİ BAŞLATMASI için gönderdi zannediyorlar. Bu doğru değil. Neden doğru olmadığını açıklayalım.
9- Atatürk Samsun'a, bölgedeki Rumlarla mücadele eden Türk çetelerin silahlarını toplamak için gönderiliyor. Yani milli mücadeleyi topyekûn başlatmak bir yana, çeteler bazında, tek tük ortaya çıkan direnişi bile bastırmak istiyor Vahdettin ve Damat Ferit hükümeti. İşte belgesi:
10- Tam bu noktada Atatürk, tamamen KENDİ KARARIYLA milli direniş hareketini başlatıyor Vahdettin ve Damat Ferit'in verdiği görevin tam tersini yapıyor. Bölgedeki Türk çeteleriyle işbirliğine gidiyor. Bundan rahatsız olan İngilizlerin isteğiyle Atatürk İstanbul'a çağrılıyor.
11- Vahdettin, İstanbul'a dönmediği gibi Amasya Genelgesini yayınlayan Atatürk'ü görevden alıyor. Bunun üzerine Atatürk, vatan ve milleti parçalanma tehlikesinden kurtarmak için istifa ediyor. Bu saatten sonra VAHDETTİN'İN KATIKSIZ BİR MİLLİ MÜCADELE DÜŞMANI OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ.
12- 1920 yılı Nisan ayı içerisinde TBMM'yi açma hazırlığı içindeki Atatürk'ü durdurmak için her yolu deniyorlar. Atatürk'e tertiplenen alçak suikast girişimlerinden tutun, hükümetin gücünü kullanan beyannamelere, Padişah fermanına ve meşhur katl-i farzdır diyen fetvalara kadar..
13- MİLLİ MÜCADELENİN BAŞLAMASI DEĞİL DURDURULMASI HÜKÜMET POLİTİKASIYDI.
Osmanlı Devleti'nin resmî gazetesi diyebileceğimiz Takvim-i Vekâyi'de 11 Nisan 1920'de yayınlanan milli mücadele karşıtı üç emir vardı.
1- Vahdetin Hattı Hümayunu
2- Damat Ferit Beyannamesi
3- Fetva
14- Birincisi Vahdettin'in Hatt-ı Hümayunu (Fermanı)
Vahdettin, işgal sonrası düzelen siyasi havanın tekrar bozulmaması için Damat Ferit’ten Atatürk ve arkadaşlarının milliyet adı altında çıkardığı karışıklıkları durdurmasını istiyor. Düzelen siyasi hava ha. Bak sen!
15- İkincisi Damat Ferit'in Beyannamesi
Vahdettin'in emrine riayet eden Damat Ferit yayınladığı beyanname ile "Milli Teşkilat'a" yani Atatürk ve arkadaşlarına destek verenlerin en ağır cezalara çarptırılacağını ilan ediyor.
İşte belgesi. Devletin resmî gazetesi.
16- Damat Ferit Hükümeti’nin beyannamesini lütfen okuyun. Açıkça yazıyor. Bizim en büyük düşmanımız milli teşkilat denilen isyancılardır diye. İhanetin belgesidir bu. İngiliz, Yunan, Fransız demiyor dikkat edin. En büyük düşman, esas düşmana karşı savaşan Atatürk ve arkadaşları.
17- Vahdettin'den talimat alan Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi, Atatürk ve arkadaşlarının katledilmelerini emreden tam beş adet fetva yayınladı.
Bir değil, beş fetva.
▶️İşte meşhur fetvanın belgesi. Devletin resmî gazetesi.
18- Bu da yetmiyor. Sonra bu üç belge (Hattı Hümayun, beyanname ve fetva) görmüş olduğunuz üzere tek nüshada birleştirildi ve düşman uçakları ile Anadolu'da dağıtılmaya başlıyor.
İşte atılan beyanname:
19- Baktılar olmuyor. Atatürk'ü suikastla öldürüp MİLLİ MÜCADELEYİ SONLANDIRMAK İSTİYORLAR. Damat Ferit Atatürk'e defalarca kez suikast tertipliyor.
İşte belgeleri⬇️⬇️⬇️
20- Damat Ferit'in Atatürk'e bir başka suikast girişimi. Bu kez işin içinde sonradan vatan haini ilan işbirlikçi İstanbul Polis Müdürü Tahsin de var. Diğer suikast girişimlerini vermeye gerek görmüyorum. Atatürk'ü Öldürme Planları kitabımda hepsinin belgesi var.
21- Atatürk'ü suikastla öldüremeyince hakkında idam kararı aldırıyorlar.
Peyamı Sabah, 13 Mayıs 1920.
"Mustafa Kemal Paşa ve Hampalarının İdam Kararı" başlıklı haber.
22- Vahdettin ne yapıyor? Atatürk ve arkadaşlarının idam kararını onaylıyor.
Tıpkı ecnebilere şirin gözükmek için idama mahkum edilen milli şehidimiz Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idamını onayladığı gibi.
▶️İşte belgesi:
23- Dahası var. İngilizlerin finanse ettiği bir Halife Ordusu kuruluyor. Kuvayi İnzibatiye diye. Bu ordu Türklerden oluşuyor ve Atatürk'le arkadaşlarının üzerine sevk ediliyor. Kardeş kardeşi öldürüyor. İki tarafında Türk olduğunu görünce bazıları milli mücadeleye katılıyorlar.
24- Dahası var. Vahdettin milli mücadelenin kıymetli evraklarını bir adamına çaldırıp, evrakların kopyalarını İngilizlere servis ediyor. Bu durum İngiliz belgelerine yansıyor.
25- Dahası var. Vahdettin Sakarya Savaşı'nın en çetin günlerinde, Anadolu'da oluk oluk kan akarken İstanbul'da beşinci karısı Nimed Nevzad Hanım'a nikah kıyıp görkemli bir düğün yapabiliyor.
26- Bütün bunlara rağmen milli mücadele başarıya ulaşıp, İngiliz destekli Yunan ordusu denize dökülünce Damat Ferit de Vahdettin de yurt dışına kaçıyor. Damat Ferit 21 Eylül'de, Vahdettin 17 Kasım'da yurdu terk ediyor.
27- Şimdi siyasi kaygılarınızı bir kenara bırakın. Elinizi vicdanınıza koyun. Buraya kadar okuduğunuz bilgi ve belgeler ortadayken Tunç Soyer ne yapsaydı? Vahdettin ve Damat Ferit'e teşekkür mü etseydi?
28- Buraya kadar dikkatle okuduğunuz için teşekkür ederim.
Siz de cüzi bir ücret karşılığında Patreon hesabıma üye olarak çalışmalarıma destek olabilirsiniz.
patreon.com

جاري تحميل الاقتراحات...